zzzzrrrrrrrrzzzzrrrrrrr
sabah bir arkadasim aradi, "sana harika bi haberim var!"
cok ilginc, sabah 8.30 civari.. neymis bu haber? "ac panjurlarini gorursun : kar yagiyooooooo" bir hevesle panjurlari acarken, bir o kadar hevessizce de 'buraya yagan kardan hayir gelir mi?' diye soylendim.
cok ilginc, sabah 8.30 civari.. neymis bu haber? "ac panjurlarini gorursun : kar yagiyooooooo" bir hevesle panjurlari acarken, bir o kadar hevessizce de 'buraya yagan kardan hayir gelir mi?' diye soylendim.
Gelmez. Paris'e yagan kardan hic birsey olmaz. Kar bile olup olmadigi mechul. 6 yildir Fransada yasiyorum, ilk defa gecen yil Lyon'a bes santimetre kar yagdi da, Izmirliler gibi sokaklara dokuldu butun halk. Yilda 4-5 defa ciktigimiz daglarda olmasa, beyaz rengini ozleyecegiz.
Ben Ankara insaniyim.. Kar dedigin soyle sabahtan bir baslar, oglene dogru butun sehir felc olur, aksam haberlerinde "yarin herkes okula" diye soylenir yetkililer. O aksam gece haberlerine kadar beklenilir, hani olurda tatil olursa diye: ya saat 23 gibi alt yazilarda okursunuz "yarin Ankara'da ilk ve orta ogretim butun okullar tatil !" ya da sabah 6 haberlerinde babaniz yada anneniz duymustur, sizi yinede uyandirirlar "bugun okullar tatil" diye..
Bende sabah 8.30 da uyanmisligimda kaldim.
Ayni zamanda hem soguk hem kar, bilmiyorum istermiydim. Sokaklar evi olmayan cadirlarda yatan insanlarla dolu. Benim sicak bir evde oturmaya hakkim varken, onlarin sogukta geceyi gecirmelerini dolayli yoldan istemeye hakkim var mi? Kendimi insanliga karsi sorumlu hissediyorum.
"ikametgâh, bir adalet meselesidir"
Abbé Pierre

Aucun commentaire:
Enregistrer un commentaire