lundi, janvier 19, 2009

mardi, janvier 13, 2009

kendi kendinin doktoru

-10°lerde millet dokulurken, kendimi diskolara giden gencler gibi hissediyordum. Turkiye'ye gitmemi engelleyen pislik gastrodan sonra kendimi iyice meyve ve sebzelere de vermistim. Antibakteriyel sivi jelleri bile kullaniyor, is arkadaslari arasinda dalga konusu da oluyordum bazen. ben ki hic huyum bile degildir, lenslerimi bile yillarca tozlu toprakli ellerimle cikarip geri takardim, sokaklarda ciplak ayak dolasirdim, iste booooyle el jelleri kullanmaya baslamistim.
Noel hediyesi olarak cakmaktasin babaannesinin aldigi montu bir kalkan gibi kullaniyor, usumuyor, terlemiyor, ruzgarlara gogus geriyordum.

Cuma aksami -20°lerde falan olsa gerek kendimi bi ara sokaklara atip, (bu sefer kalkanimi evde birakip, daha "chic" olan paltomu giydim :-/ )cok usuyup, evime geri dondum, isinamadim. Cumartesi fena degildim ama bogazim ufak ufak yokluyordu. Ama niyeyse bu sefer bir sey olmayacagini cok icten hissediyordum.

dun aksam eve geldim. bir elimde ayna, bir elimde fener, ac agzini mastika!
- AAaaaaAAAAAAaaaa
-aiiiiiiiiiiiiiieeeee!!!

ordaydilar, kucuktuler ama vardilar.ve hep boyle baslardi, simdi biliyorum ki iki gune feci farenjitim.
gelmis yine dostlarim. halbu ki nasil da emindim , nasil da bu kis gelmeyeceklerine inanmistim.
aksam 18.10 doktorda "rendez-vous".
simdi iddiasina giriyorum anjinimle, virutik mi bakteriyel mi?
bal mi antibiyokti mi?

nefret. simdiden bu gece nasil da uyuyamayacagimi, kulagima booyle vuracagini agrinin, nefes alamayacagimi, surekli donup donup duracagimi yatakta dusunuyorum.

acil sifalar.

lundi, janvier 05, 2009

yapma kardesim ya

BEYAZLAR, SIYAHLAR VE RENKLILER BIRLIKTE YIKANMAZ.
DIS MACUNU ORTASINDAN SIKILMAZ.
LENS SOLUSYONUNUN KAPAGI, KULLANILDIKTAN SONRA KAPATILIR.
EL YUZ YIKANIRKEN BUTUN BANYO SULANMAZ.

anlat anlatabildigine anlatabildigin kadar.
parama kiyip da sezondan alamadigim, indirimlerden altigim böööyle piril piril parlayan bembeyaz tisortlerimi sen al siyahlarla yika çakmaktas. kirk kere soyledim anlatamadim. bi laf dinletemedim. babaannesiyle bile konustum, lutfen dedim bir kere de siz soyleyin.
neyse efendim bu kadar gürültünün arkasindan geçen gün bi geldim; geriye artik ne kadar ikinci posta beyaz gomleklerim tisortlerim kalmissa yikanmayan, onlarda boyle bir renk atmis. allah allah diyorum mumkun olabilir mi? yani daha neyle yikar ki?
yikamis iste, bulmus, hem beyazlari bulmus, hem de siyahlari, atmis makineye. ben daha artik ne desem az. kavga gürültü koptu evde. yazarken bile icim bunaldi. yeter bu kadar.