-10°lerde millet dokulurken, kendimi diskolara giden gencler gibi hissediyordum. Turkiye'ye gitmemi engelleyen pislik gastrodan sonra kendimi iyice meyve ve sebzelere de vermistim. Antibakteriyel sivi jelleri bile kullaniyor, is arkadaslari arasinda dalga konusu da oluyordum bazen. ben ki hic huyum bile degildir, lenslerimi bile yillarca tozlu toprakli ellerimle cikarip geri takardim, sokaklarda ciplak ayak dolasirdim, iste booooyle el jelleri kullanmaya baslamistim.
Noel hediyesi olarak cakmaktasin babaannesinin aldigi montu bir kalkan gibi kullaniyor, usumuyor, terlemiyor, ruzgarlara gogus geriyordum.
Cuma aksami -20°lerde falan olsa gerek kendimi bi ara sokaklara atip, (bu sefer kalkanimi evde birakip, daha "chic" olan paltomu giydim :-/ )cok usuyup, evime geri dondum, isinamadim. Cumartesi fena degildim ama bogazim ufak ufak yokluyordu. Ama niyeyse bu sefer bir sey olmayacagini cok icten hissediyordum.
dun aksam eve geldim. bir elimde ayna, bir elimde fener, ac agzini mastika!
- AAaaaaAAAAAAaaaa
-aiiiiiiiiiiiiiieeeee!!!
ordaydilar, kucuktuler ama vardilar.ve hep boyle baslardi, simdi biliyorum ki iki gune feci farenjitim.
gelmis yine dostlarim. halbu ki nasil da emindim , nasil da bu kis gelmeyeceklerine inanmistim.
aksam 18.10 doktorda "rendez-vous".
simdi iddiasina giriyorum anjinimle, virutik mi bakteriyel mi?
bal mi antibiyokti mi?
nefret. simdiden bu gece nasil da uyuyamayacagimi, kulagima booyle vuracagini agrinin, nefes alamayacagimi, surekli donup donup duracagimi yatakta dusunuyorum.
acil sifalar.
mardi, janvier 13, 2009
Inscription à :
Publier les commentaires (Atom)

Aucun commentaire:
Enregistrer un commentaire